Onkolojik cerrahi, kanserli dokunun çevresindeki sağlam doku payı ve bölgesel lenf bezleriyle birlikte, onkolojik prensiplere uygun biçimde çıkarılmasını amaçlayan cerrahi yaklaşımdır. Amaç yalnızca kitleyi almak değil; hastalığın yayılma yollarını da hesaba katan, evrelemeyi doğru yapmayı ve sonraki tedavilerin planlanmasına zemin hazırlamayı gözeten bir ameliyat uygulamaktır.
Bu sayfa, Prof. Dr. Vahit Onur Gül'ün Ankara Çankaya'daki Çukurambar kliniğinde değerlendirdiği sindirim sistemi ve karın içi organ kanserlerinin cerrahi tedavisine genel bir giriş sunar. Her kanser türünün kendine özgü ameliyat kararı, kapsamı ve takip programı vardır; bu ayrıntılar sayfanın ilerleyen bölümlerinde adı geçen kanser türü sayfalarında ayrı ayrı ele alınmaktadır.
Onkolojik cerrahi nedir ve hangi kanserleri kapsar?
Onkolojik cerrahi, kanser ameliyatlarını sıradan bir organ ameliyatından ayıran kuralların bütünüdür. Bu kurallar üç başlıkta toplanır ve bir ameliyatın onkolojik açıdan yeterli sayılıp sayılmayacağını belirler:
- Tümörün, çevresinde sağlam doku payı bırakacak biçimde ve bütünlüğü bozulmadan çıkarılması (temiz cerrahi sınır hedefi).
- Tümörün yayılabileceği bölgesel lenf bezlerinin, o organ için tanımlanmış anatomik haritaya uygun ve yeterli sayıda çıkarılması.
- Bunlar yapılırken organ işlevinin ve hastanın ameliyat sonrası yaşam kalitesinin mümkün olduğunca korunması.
Bu klinikte değerlendirilen alanlar sindirim sistemi ve karın içi organ kanserleri ağırlıklıdır: kolon kanseri, rektum kanseri, mide kanseri, yemek borusu kanseri, pankreas kanseri, karaciğer kanseri ve ince bağırsak kanseri. Genel cerrahinin kapsamına giren meme kanseri ve tiroid kanseri cerrahisi de bu başlık altında ele alınır. Her biri için ayrı bir sayfa hazırlanmıştır ve kararın nasıl verildiği orada ayrıntılandırılmıştır. Cerrahi, kanser tedavisinin tek basamağı değildir; kemoterapi, radyoterapi ve gerektiğinde diğer tedavilerle birlikte, bir bütün olarak planlanır. Hangi basamağın önce geleceği hastalığın türüne ve evresine göre değişir.
Onkolojik cerrahi ile genel cerrahi arasındaki fark nedir?
Türkiye'de "Cerrahi Onkoloji", genel cerrahi uzmanlığı üzerine alınan ayrı bir yan dal uzmanlığıdır. Bunun yanında, sindirim sistemi kanserlerinin cerrahisi eğitimleri, deneyimleri ve çalıştıkları merkezin olanakları çerçevesinde genel cerrahi uzmanlarınca da uygulanır. Prof. Dr. Vahit Onur Gül genel cerrahi uzmanıdır.
Uygulamadaki fark, çoğu zaman diplomadan çok yaklaşımda ortaya çıkar. Onkolojik cerrahide ameliyat kararı tek bir hekimin değil, multidisipliner tümör konseyinin kararıdır. Ameliyatın kalitesi de öznel değerlendirmelerle değil, ölçülebilir onkolojik parametrelerle denetlenir: patoloji raporundaki cerrahi sınır durumu, çıkarılan ve incelenen lenf bezi sayısı, çıkarılan doku bütünlüğü. Bu parametreler kılavuzlarda tanımlıdır ve hastanın kendi patoloji raporunda görebileceği kalemlerdir. Yani "onkolojik cerrahi" bir unvandan çok, ameliyatın hangi kurallara göre yapıldığını ve sonucunun nasıl denetlendiğini anlatan bir çalışma biçimidir.
Kanser ameliyatına kimler uygundur, hangi durumlarda ameliyat yapılamaz?
Bu sorunun tıptaki karşılığı rezektabilitedir: tümörün cerrahi olarak tamamen çıkarılabilir olup olmadığı. Rezektabilite, tümörün büyüklüğünden çok komşu damar ve organlarla ilişkisine, uzak yayılım bulunup bulunmadığına ve hastanın ameliyatı kaldırabilecek durumda olup olmadığına bakılarak belirlenir. Görüntüleme sonuçlarına göre üç grup tanımlanır:
- Rezektabl: tümörün doğrudan ameliyatla tam olarak çıkarılabileceği öngörülen durumlar.
- Sınırda (borderline) rezektabl: önce kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanıp, tedaviye yanıt görüldükten sonra yeniden değerlendirilen durumlar. Pankreas kanserinde bu ayrım özellikle belirleyicidir ve ilgili sayfada ayrıntılı ele alınmıştır.
- Rezektabl olmayan: cerrahinin ilk seçenek olmadığı, tedavinin başka basamaklarla planlandığı durumlar.
Karar yalnızca tümöre bakılarak verilmez. Kalp ve akciğer rezervi, beslenme durumu, eşlik eden hastalıklar ve performans durumu (günlük yaşamı sürdürebilme düzeyi; onkolojide yaygın olarak ECOG ölçeğiyle değerlendirilir) da hesaba katılır. Tedavi başlangıcında rezektabl bulunmayan bir hastalığın durumu, uygulanan tedaviye verilen yanıta göre konseyde yeniden değerlendirilebilir; bu, her hastada böyle olacağı anlamına gelmez. Bu değerlendirme kişiye özeldir ve ancak görüntüleme ile patoloji sonuçları görülerek yapılabilir.
Ameliyat öncesi hangi tetkikler yapılır ve evreleme nasıl belirlenir?
Ameliyat kararının dayanağı evrelemedir; evreleme de birbirini tamamlayan tetkiklerle çıkarılır. Sık kullanılan tetkikler ve ne işe yaradıkları şunlardır:
- Endoskopi ve biyopsi: doku tanısını koyar; kanserin türünü ve alt tipini belirler. Kolon ve rektum için kolonoskopi, mide ve yemek borusu için üst sindirim sistemi endoskopisi kullanılır.
- Kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT): tümörün komşu organlarla ilişkisini ve uzak yayılımı gösterir.
- Manyetik rezonans (MR): özellikle rektum kanserinde tümörün mezorektal fasyaya uzaklığını, karaciğerde ise lezyonların niteliğini değerlendirmede kullanılır.
- PET-BT: seçilmiş hastalarda uzak metastaz taraması için istenir; her hastada gerekmez.
- Endoskopik ultrasonografi: mide, yemek borusu ve pankreas tümörlerinde duvardaki derinliği ve çevre lenf bezlerini değerlendirir.
- Tümör belirteçleri (CEA, CA 19-9): tek başına tanı koydurmaz ve tarama testi değildir. Tedavi öncesi başlangıç değerinin bilinmesi ve ameliyat sonrası takipte kullanılması için istenir.
Sonuçlar TNM sistemine göre birleştirilir: T tümörün organ duvarındaki derinliğini, N bölgesel lenf bezi tutulumunu, M uzak organ yayılımını ifade eder. Bu üç harfin bir araya gelmesiyle evre çıkar ve tedavi sırası buna göre kurulur. Tetkiklerin tamamlanması genellikle bir ila iki hafta sürer. Kolorektal kanserlerde tarama ve erken tanının nasıl işlediği, blog bölümündeki kolon kanserinde erken tanı ve tarama yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Multidisipliner tümör konseyi nedir ve neden önemlidir?
Tümör konseyi, bir hastanın tedavi planının farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirmesiyle belirlendiği düzenli toplantıdır. Konseyde tipik olarak şu uzmanlıklar yer alır:
- Genel cerrahi
- Medikal onkoloji
- Radyasyon onkolojisi
- Radyoloji
- Patoloji
- Gerektiğinde gastroenteroloji ve nükleer tıp
Konsey üç temel soruyu karara bağlar: önce ameliyat mı yoksa önce kemoterapi/radyoterapi mi uygulanacak, ameliyatın kapsamı ne olacak, ameliyat sonrasında hangi tedavi planlanacak. Hasta açısından somut faydası, kararın tek kişiye bırakılmaması ve gerekçesiyle birlikte kayıt altına alınmasıdır. Multidisipliner değerlendirme, uluslararası kılavuzlarda kanser tedavisinin standart parçası olarak tanımlanır; ESMO'nun kolon ve rektum kanseri kılavuzları tedavi kararının bu yapı içinde alınmasını önerir.
Ameliyattan önce kemoterapi veya radyoterapi (neoadjuvan tedavi) neden verilir?
Neoadjuvan tedavi, ameliyattan önce uygulanan kemoterapi ve/veya radyoterapidir. Dört gerekçeyle tercih edilir: tümörü küçültüp cerrahi sınırı güvenli hâle getirmek, sınırda rezektabl bir tümörü ameliyat edilebilir duruma getirmek, mikroskobik yayılımı erken kontrol altına almak ve tümörün tedaviye biyolojik yanıtını görüp sonraki planı buna göre kurmak.
Kanıt tabanı organ bazında farklıdır. Rektum kanserinde ameliyat öncesi kemoradyoterapinin ameliyat sonrasına kıyasla yerel nüksü azalttığı, Alman CAO/ARO/AIO-94 çalışmasında gösterilmiştir (beş yıllık yerel nüks %6'ya karşı %13); aynı çalışmada genel sağkalımda fark saptanmamıştır. RAPIDO çalışmasında ise kısa süreli radyoterapinin ardından ameliyat öncesi kemoterapi verilen yüksek riskli hastalarda, üç yılda hastalıkla ilişkili tedavi başarısızlığı %23,7 ile %30,4 arasında, deneysel kol lehine daha düşük bulunmuştur. Yemek borusu ve mide-özofagus bileşkesi kanserlerinde ameliyat öncesi kemoradyoterapinin sağkalımı artırdığı CROSS çalışmasında; mide ve bileşke kanserlerinde perioperatif FLOT şemasının önceki şemaya kıyasla genel sağkalımı uzattığı FLOT4 çalışmasında bildirilmiştir.
Klasik uzun süreli kemoradyoterapi sonrasında ameliyat genellikle 6-12 hafta içinde planlanır. Toplam neoadjuvan tedavi (TNT) uygulanan hastalarda bu aralık uzar; ESMO'nun 2025 tarihli rektum kanseri kılavuzu, tam klinik yanıt elde edilen seçilmiş hastalarda cerrahi yerine yakın izlem ("izle ve bekle") seçeneğini de tanımlamaktadır. Bu yaklaşım her hasta için uygun değildir ve ancak sıkı bir takip programı yürütülebiliyorsa gündeme gelir. Rektum kanserinde neoadjuvan tedavi ve TME cerrahisi ile yemek borusu kanserinde ameliyat öncesi kemoradyoterapi konuları, ilgili kanser sayfalarında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
"Temiz cerrahi sınır" (R0) ve lenf bezi diseksiyonu ne anlama gelir?
Ameliyattan çıkan doku patolojide incelendiğinde, tümörün kesi sınırına ne kadar yaklaştığı raporlanır. Bu, R sınıflamasıyla ifade edilir:
- R0: cerrahi sınırda mikroskop altında tümör hücresi görülmemiştir.
- R1: gözle görülmeyen, ancak mikroskop altında saptanan tümör hücresi vardır.
- R2: gözle görülebilen tümör dokusu geride kalmıştır.
R0 hedeflenir, çünkü geride kalan hücre yerel nüksün başlıca kaynağıdır. İkinci ölçülebilir parametre lenf bezi diseksiyonudur. Kanser bölgesel lenf bezlerine belirli bir anatomik haritayla yayıldığı için, o alandaki bezler tümörle aynı blok içinde çıkarılır; bu hem tedavi hem de evreleme amacı taşır. Kolon kanserinde doğru evreleme için patolojik incelemede en az 12 lenf bezi değerlendirilmesi standart kabul edilir. Bu eşiğin dayanağı, incelenen lenf bezi sayısı arttıkça evre II ve evre III kolon kanserinde sağkalımın daha iyi bildirildiğini gösteren sistematik derlemedir (17 çalışma, 61.371 hasta). Mide kanserinde ise D2 lenf nodu diseksiyonu standarttır; Hollanda D1D2 çalışmasının 15 yıllık sonuçlarında D2 grubunda yerel nüks %12, D1 grubunda %22 bulunmuş, mide kanserine bağlı ölüm oranı D2 lehine daha düşük saptanmıştır. Aynı çalışma D2'nin ameliyat sonrası komplikasyon ve mortalite oranını da yükselttiğini bildirmiştir; bu nedenle diseksiyonun kapsamı hastaya göre değerlendirilir. Mide kanserinde D2 lenf nodu diseksiyonu, mide kanseri sayfasında ayrıntılı biçimde anlatılmıştır.
Kanser ameliyatları laparoskopik veya robotik yöntemle yapılabilir mi?
Uygun seçilmiş hastalarda evet. Ancak bu, her hasta ve her tümör için geçerli değildir. Minimal invaziv yaklaşımın hasta açısından ölçülebilir katkıları daha az ameliyat sonrası ağrı, bağırsak hareketinin daha erken başlaması ve hastanede kalış süresinin kısalmasıdır.
Onkolojik sonuçlar açısından eşdeğerlik iddiası kaynaklandırılmalıdır. Rektum kanserinde COLOR II çalışmasında üçüncü yılda yerel-bölgesel nüks her iki kolda da %5,0 bulunmuş, hastalıksız ve genel sağkalım oranları benzer saptanmıştır. Evre I mide kanserinde KLASS-01 çalışmasında beş yıllık genel sağkalım laparoskopik grupta %94,2, açık grupta %93,3 olarak bildirilmiş ve laparoskopik yaklaşımın geri kalmadığı (non-inferiority) doğrulanmıştır. Robotik yöntem için ROLARR çalışması dürüst bir tablo sunar: robotik yardımlı cerrahi, açığa dönüş riskini konvansiyonel laparoskopiye kıyasla anlamlı biçimde azaltmamış (%8,1'e karşı %12,2; p=0,16), cerrahi sınır pozitifliği dahil önceden belirlenmiş ikincil sonlanımlarda da anlamlı fark göstermemiştir. Yani robotik yöntem bir üstünlük vaadi değil, seçilmiş vakalarda kullanılan bir tekniktir.
Açık cerrahi hâlâ birçok durumda tercih edilir: komşu organlara geniş tutulum, önceki ameliyatlara bağlı yoğun yapışıklık, acil ameliyat gerektiren tıkanma veya delinme tabloları ve yüksek kanama riski bunların başlıcalarıdır. Yöntem seçimi tümörün yerleşimine, evresine, hastanın önceki ameliyatlarına ve genel durumuna göre yapılır. Laparoskopik ve robotik cerrahinin teknik ayrıntıları ile laparoskopik ve robotik kolon cerrahisi ayrı sayfalarda; robotik cerrahinin nasıl çalıştığı ise blog bölümündeki robotik cerrahi yazısında ele alınmıştır.
Kanser ameliyatı ne kadar sürer ve hastanede ne kadar kalınır?
Aşağıdaki değerler genel klinik aralıklardır; belirli bir çalışmadan alınmış kesin ölçümler değildir. Hastanede kalış hedefleri ise ERAS (hızlandırılmış iyileşme) kılavuzlarında tanımlanan aralıklarla uyumludur.
| Ameliyat | Yaklaşık ameliyat süresi | Hastanede kalış |
|---|---|---|
| Kolon rezeksiyonu | 2-4 saat | Minimal invazivde genellikle 3-5 gün, açık cerrahide 5-8 gün |
| Rektum rezeksiyonu (TME) | 3-5 saat | Genellikle 5-8 gün |
| Gastrektomi (mide çıkarılması) | 3-5 saat | Genellikle 5-10 gün |
| Pankreatikoduodenektomi (Whipple) | 5-8 saat | Genellikle 8-14 gün |
| Karaciğer rezeksiyonu | 3-6 saat (çıkarılan segment sayısına göre) | Genellikle 5-8 gün |
Ameliyattan sonra iyileşme süreci nasıl ilerler?
Günümüzde büyük karın ameliyatlarından sonraki bakım, ERAS (Enhanced Recovery After Surgery / ameliyat sonrası hızlandırılmış iyileşme) protokolleriyle yürütülür. Temel mantığı, uzun süreli yatak istirahati ve aç bırakma yerine erken hareket ve erken beslenmeyi öne almaktır. Tipik akış şöyledir:
- Ameliyat günü: ağrının çok yönlü ilaç şemasıyla kontrolü, solunum egzersizleri, yatak içinde hareket.
- 1. gün: yardımla ayağa kalkma ve kısa yürüyüşler; berrak sıvıların başlanması.
- 2.-3. gün: sıvıdan yumuşak gıdaya kademeli geçiş, bağırsak hareketinin izlenmesi, damar yolu sıvılarının azaltılması.
- 3.-7. gün: idrar sondası ve varsa drenlerin kademeli çıkarılması, taburculuk planının hazırlanması.
Taburculuk sonrasında yara bakımı anlatılır; ilk kontrol genellikle 7-10. günde planlanır. Günlük yaşama dönüş çoğu hastada 3-6 hafta içinde olur, ağır kaldırma ise yaklaşık 6 hafta boyunca önerilmez. Bu süreler ameliyatın kapsamına ve ek tedavi gerekip gerekmediğine göre değişir.
Ameliyattan sonra kemoterapi ne zaman başlar?
Adjuvan tedavi, ameliyatla görünür tümör çıkarıldıktan sonra geride kalmış olabilecek mikroskobik hücreleri hedefleyen tedavidir. Her hastaya verilmez; erken evre bazı olgularda ameliyat sonrası yalnızca izlem yeterli görülebilir. Kararı belirleyen başlıca kalemler şunlardır:
- Patoloji raporundaki evre ve tümörün duvardaki derinliği
- Lenf bezi tutulumu ve incelenen lenf bezi sayısı
- Damar, lenfatik ve sinir çevresi invazyonu
- Cerrahi sınır durumu (R sınıflaması)
- Moleküler ve immünhistokimyasal belirteçler
- Hastanın ameliyattan sonraki toparlanma düzeyi
Zamanlama açısından hedef, adjuvan kemoterapinin genellikle ameliyattan sonraki 4-8 hafta içinde başlatılmasıdır. Bu hedefin dayanağı, kolorektal kanserde tedaviye başlama süresini inceleyen bir sistematik derleme ve meta-analizdir: 15.410 hastayı kapsayan analizde, adjuvan tedaviye başlamadaki her dört haftalık gecikme genel sağkalımda anlamlı bir azalmayla ilişkili bulunmuştur (HR 1,14; %95 GA 1,10-1,17). Bu bulgu popülasyon düzeyinde bir ilişkidir; tek bir hastanın sonucunu öngörmez. Adjuvan tedavi kararı medikal onkoloji tarafından verilir ve tümör konseyinde görüşülür.
Ameliyat sonrası takip programı nasıl olur ve nüks nasıl erken yakalanır?
Takip, ameliyatın bitişiyle biten değil başlayan bir süreçtir. Kolorektal kanserlerde yaygın olarak uygulanan yapılandırılmış program şöyledir:
- İlk 2 yıl: 3-6 ayda bir muayene ve tümör belirteci (CEA) ölçümü.
- 3.-5. yıllar: 6 ayda bir muayene ve belirteç kontrolü.
- Görüntüleme: ilk 3 yıl boyunca genellikle yılda bir ya da iki kez kontrastlı BT.
- Kolonoskopi: ameliyattan yaklaşık 1 yıl sonra; sonuç normalse üç yıl sonra, o da normalse beş yıl sonra tekrarlanması ABD Çok Dernekli Görev Gücü'nün ameliyat sonrası gözetim önerilerinde tanımlanmıştır.
Bu sıklığın nedeni, nükslerin büyük çoğunluğunun ilk iki-üç yıl içinde ortaya çıkmasıdır; erken saptanan sınırlı bir nüks, yeniden cerrahi açısından değerlendirilebilir. Takip yalnızca görüntülemeden ibaret değildir: beslenme durumu, demir ve B12 düzeyleri, stoma varsa stoma bakımı, bağırsak alışkanlığındaki değişiklikler ve ameliyat sonrası yaşam kalitesi de izlenir. Programın hangi sıklıkta uygulanacağı kanser türüne, evreye ve alınan ek tedavilere göre kişiselleştirilir. Kontrollerin aksatılmaması, sorunun küçükken fark edilebilmesi açısından önemlidir.
Hangi kanser türü için hangi sayfayı incelemelisiniz?
Her kanser türünün ameliyat mantığı farklıdır. Aşağıda kısa birer ayırt edici bilgi ve ayrıntının bulunduğu sayfa yer alıyor:
- Kolon kanseri: ameliyat, tümörün bulunduğu bağırsak segmentinin besleyici damarı kökünden bağlanarak, bölgesel lenf bezleriyle birlikte çıkarılmasını içerir. Kolon kanseri cerrahisinde segment ve lenf bezi rezeksiyonunun nasıl planlandığı kolon kanseri sayfasında anlatılıyor.
- Rektum kanseri: burada belirleyici kavram total mezorektal eksizyondur (TME) ve tedavi çoğu zaman ameliyat öncesi radyoterapi/kemoterapi ile başlar. Rektum kanserinde neoadjuvan tedavi ve TME cerrahisi rektum kanseri sayfasında ele alınıyor.
- Mide kanseri: tümörün yerleşimine göre midenin bir bölümü ya da tamamı çıkarılır ve buna D2 lenf nodu diseksiyonu eşlik eder. Mide kanseri sayfasında bu diseksiyonun kapsamı açıklanıyor.
- Yemek borusu kanseri: ameliyat, yemek borusunun çıkarılıp mideden hazırlanan bir tüple sindirim yolunun yeniden kurulmasını içerir; çoğu hastada öncesinde kemoradyoterapi uygulanır. Yemek borusu kanseri sayfasında bu sıralama anlatılıyor.
- Pankreas kanseri: baş yerleşimli tümörlerde pankreatikoduodenektomi (Whipple), gövde ve kuyruk yerleşiminde distal pankreatektomi gündeme gelir; kararın çatısını rezektabilite sınıflaması kurar. Sınırda rezektabl pankreas kanseri değerlendirmesi pankreas kanseri sayfasında yer alıyor.
- Karaciğer kanseri: çıkarılacak tümör kadar, geride kalacak sağlam karaciğer hacmi de belirleyicidir. Karaciğer tümörlerinde segmenter rezeksiyon karaciğer kanseri sayfasında ele alınıyor.
- İnce bağırsak kanseri: nadir görüldüğü için tanı gecikebilir; cerrahi, tutulan segmentin mezenter lenf bezleriyle birlikte çıkarılmasına dayanır. İnce bağırsak tümörlerinin cerrahi tedavisi ince bağırsak kanseri sayfasında anlatılıyor.
- Meme kanseri: meme koruyucu cerrahi ile mastektomi arasındaki seçim ve sentinel lenf bezi biyopsisi kararın merkezindedir. Meme kanserinde onkolojik cerrahi yaklaşım meme kanseri sayfasında yer alıyor.
- Tiroid kanseri: lobektomi ya da total tiroidektomi tercih edilir; ses siniri ile paratiroid bezlerinin korunması ameliyatın belirleyici teknik başlığıdır. Tiroid kanseri cerrahisi ilgili sayfada ele alınıyor.
Prof. Dr. Vahit Onur Gül'ün onkolojik cerrahi konusundaki bilimsel yayınları
Bir hekimin bir alandaki birikimi, sayılabilir ve doğrulanabilir kayıtlarla gösterilebilir. Aşağıdaki veriler açık akademik profillerden alınmıştır: PubMed'de "Gul VO" adına dizinlenmiş 21 makale bulunmaktadır (erişim: 31 Temmuz 2026). Semantic Scholar yazar profilinde 31 Temmuz 2026 itibarıyla 30 çalışma, toplam 175 atıf ve h-index 9 kayıtlıdır. Kalıcı akademik kimlik: ORCID 0000-0001-9071-0732.
Bu yayınların onkolojiyle doğrudan ilgili olanları şunlardır:
- Destek S, Gül VO. "S100A4 May Be a Good Prognostic Marker and a Therapeutic Target for Colon Cancer." Journal of Oncology. 2018;2018:1828791. Kolon kanserinde S100A4 proteininin prognostik belirteç olarak değerlendirildiği çalışma.
- Destek S, Gül VO, Ahioğlu S, Erbil Y. "A Rare Disease of the Digestive Tract: Esophageal Melanosis." Gastroenterology Research. 2016;9(2-3):56-60. Özofageal melanozis nadir görülen, iyi huylu bir endoskopik bulgudur; literatürde primer özofagus melanomu ile ilişkisi nadiren bildirilmiştir, ancak öncü lezyon olduğu kanıtlanmış değildir.
Hekimin genel cerrahinin diğer alanlarındaki yayınları (örneğin pilonidal sinüs cerrahisi üzerine yapılan karşılaştırmalı çalışma) onkoloji başlığı altında sayılmamıştır; bunlar alan ayrımı yapılarak bilimsel yayınlar sayfasında listelenmiştir. Prof. Dr. Vahit Onur Gül'ün akademik geçmişi ve cerrahi deneyimi hakkında ayrıntılı bilgi hakkımda sayfasında yer almaktadır.
Ankara'da onkolojik cerrahi değerlendirmesi için nasıl randevu alınır?
Değerlendirme ve planlama görüşmeleri Ankara'da, ATM Plaza, Kızılırmak Mah. 1450. Sok. A Blok No:3/38 Kat:7, Çukurambar/Çankaya adresindeki muayenehanede yapılır. Ameliyatlar hastane koşullarında gerçekleştirilir. Randevu için sitedeki randevu formu ya da iletişim sayfasındaki bilgiler kullanılabilir.
İlk görüşmenin verimli geçmesi için yanınızda bulunması yararlı olan belgeler:
- Biyopsi ve patoloji raporlarının aslı veya kopyası
- Son üç ay içinde çekilmiş BT, MR veya PET-BT görüntüleri (CD ya da dijital kopya) ve raporları
- Endoskopi/kolonoskopi raporu
- Düzenli kullanılan ilaçların listesi
- Varsa önceki ameliyatlara ait epikriz
- Varsa daha önce alınmış tümör konseyi kararı
- Güncel kan tetkiki sonuçları
Ödeme seçenekleri ve anlaşmalı kurumlar hakkında bilgi için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Kaynaklar, tıbbi feragat ve içerik sorumluluğu
- Argilés G, Tabernero J, Labianca R, ve ark. Localised colon cancer: ESMO Clinical Practice Guidelines for diagnosis, treatment and follow-up. Ann Oncol. 2020;31(10):1291-1305. doi:10.1016/j.annonc.2020.06.022 (PMID: 32702383)
- Hofheinz RD, Fokas E, Benhaim L, ve ark. Localised rectal cancer: ESMO Clinical Practice Guideline for diagnosis, treatment and follow-up. Ann Oncol. 2025;36(9):1007-1024. doi:10.1016/j.annonc.2025.05.528 (PMID: 40412553)
- Nelson H, Petrelli N, Carlin A, ve ark. Guidelines 2000 for colon and rectal cancer surgery. J Natl Cancer Inst. 2001;93(8):583-596. doi:10.1093/jnci/93.8.583 (PMID: 11309435)
- Chang GJ, Rodriguez-Bigas MA, Skibber JM, Moyer VA. Lymph node evaluation and survival after curative resection of colon cancer: systematic review. J Natl Cancer Inst. 2007;99(6):433-441. doi:10.1093/jnci/djk092 (PMID: 17374833)
- Songun I, Putter H, Kranenbarg EM, Sasako M, van de Velde CJ. Surgical treatment of gastric cancer: 15-year follow-up results of the randomised nationwide Dutch D1D2 trial. Lancet Oncol. 2010;11(5):439-449. doi:10.1016/S1470-2045(10)70070-X (PMID: 20409751)
- Sauer R, Becker H, Hohenberger W, ve ark. Preoperative versus postoperative chemoradiotherapy for rectal cancer. N Engl J Med. 2004;351(17):1731-1740. doi:10.1056/NEJMoa040694 (PMID: 15496622)
- Bahadoer RR, Dijkstra EA, van Etten B, ve ark. Short-course radiotherapy followed by chemotherapy before total mesorectal excision (TME) versus preoperative chemoradiotherapy, TME, and optional adjuvant chemotherapy in locally advanced rectal cancer (RAPIDO): a randomised, open-label, phase 3 trial. Lancet Oncol. 2021;22(1):29-42. doi:10.1016/S1470-2045(20)30555-6 (PMID: 33301740)
- van Hagen P, Hulshof MC, van Lanschot JJ, ve ark. Preoperative chemoradiotherapy for esophageal or junctional cancer. N Engl J Med. 2012;366(22):2074-2084. doi:10.1056/NEJMoa1112088 (PMID: 22646630)
- Al-Batran SE, Homann N, Pauligk C, ve ark. Perioperative chemotherapy with fluorouracil plus leucovorin, oxaliplatin, and docetaxel versus fluorouracil or capecitabine plus cisplatin and epirubicin for locally advanced, resectable gastric or gastro-oesophageal junction adenocarcinoma (FLOT4): a randomised, phase 2/3 trial. Lancet. 2019;393(10184):1948-1957. doi:10.1016/S0140-6736(18)32557-1 (PMID: 30982686)
- Bonjer HJ, Deijen CL, Abis GA, ve ark. A randomized trial of laparoscopic versus open surgery for rectal cancer (COLOR II). N Engl J Med. 2015;372(14):1324-1332. doi:10.1056/NEJMoa1414882 (PMID: 25830422)
- Kim HH, Han SU, Kim MC, ve ark. Effect of Laparoscopic Distal Gastrectomy vs Open Distal Gastrectomy on Long-term Survival Among Patients With Stage I Gastric Cancer: The KLASS-01 Randomized Clinical Trial. JAMA Oncol. 2019;5(4):506-513. doi:10.1001/jamaoncol.2018.6727 (PMID: 30730546)
- Jayne D, Pigazzi A, Marshall H, ve ark. Effect of Robotic-Assisted vs Conventional Laparoscopic Surgery on Risk of Conversion to Open Laparotomy Among Patients Undergoing Resection for Rectal Cancer: The ROLARR Randomized Clinical Trial. JAMA. 2017;318(16):1569-1580. doi:10.1001/jama.2017.7219 (PMID: 29067426)
- Gustafsson UO, Scott MJ, Hubner M, ve ark. Guidelines for Perioperative Care in Elective Colorectal Surgery: Enhanced Recovery After Surgery (ERAS) Society Recommendations: 2018. World J Surg. 2019;43(3):659-695. doi:10.1007/s00268-018-4844-y (PMID: 30426190)
- Mortensen K, Nilsson M, Slim K, ve ark. Consensus guidelines for enhanced recovery after gastrectomy: Enhanced Recovery After Surgery (ERAS) Society recommendations. Br J Surg. 2014;101(10):1209-1229. doi:10.1002/bjs.9582 (PMID: 25047143)
- Melloul E, Lassen K, Roulin D, ve ark. Guidelines for Perioperative Care for Pancreatoduodenectomy: Enhanced Recovery After Surgery (ERAS) Recommendations 2019. World J Surg. 2020;44(7):2056-2084. doi:10.1007/s00268-020-05462-w (PMID: 32161987)
- Biagi JJ, Raphael MJ, Mackillop WJ, Kong W, King WD, Booth CM. Association between time to initiation of adjuvant chemotherapy and survival in colorectal cancer: a systematic review and meta-analysis. JAMA. 2011;305(22):2335-2342. doi:10.1001/jama.2011.749 (PMID: 21642686)
- Kahi CJ, Boland CR, Dominitz JA, ve ark. Colonoscopy Surveillance After Colorectal Cancer Resection: Recommendations of the US Multi-Society Task Force on Colorectal Cancer. Gastroenterology. 2016;150(3):758-768.e11. doi:10.1053/j.gastro.2016.01.001 (PMID: 26892199)
- Komori K, Takii Y, Mizusawa J, ve ark. Long-term follow-up of the conventional versus no-touch isolation technique for resection of primary colon cancer (JCOG1006). BJS Open. 2024;8(6):zrae133. doi:10.1093/bjsopen/zrae133 (PMID: 39602807)
- Ishizuka M, Shibuya N, Hachiya H, ve ark. Influence of the no-touch isolation technique on oncologic outcomes for patients with colon cancer undergoing curative surgery: a systematic review and meta-analysis. Surg Oncol. 2023;50:101972. doi:10.1016/j.suronc.2023.101972 (PMID: 37481917)
- Oken MM, Creech RH, Tormey DC, ve ark. Toxicity and response criteria of the Eastern Cooperative Oncology Group. Am J Clin Oncol. 1982;5(6):649-655. (PMID: 7165009)
- Destek S, Gül VO. S100A4 May Be a Good Prognostic Marker and a Therapeutic Target for Colon Cancer. J Oncol. 2018;2018:1828791. doi:10.1155/2018/1828791 (PMID: 30111999)
- Destek S, Gül VO, Ahioğlu S, Erbil Y. A Rare Disease of the Digestive Tract: Esophageal Melanosis. Gastroenterol Res. 2016;9(2-3):56-60. doi:10.14740/gr670w (PMID: 27785326)